8 Ağustos 2011 Pazartesi

Büyük Ay Küçük Ayı Yuttu

      Bu sabah bir makale okudum. Gerçekten ilgimi çektiği için sizle paylaşmak istiyorum.
      Herkes çıkıp ayın dünyaya görülmeyen yüzü engebeli ve tepeliktir. Işte bilim adamları bundan yola çıkarak bir teori geliştirmişler. Teoriye göre dünya da henüz hayat yok iken dünya yörüngesinde dönen 2 ay vardı. Ikiside aynı yönde aynı hız ile hareket ediyordu. Fakat belli bir zaman sonra küçük olan ay büyük olan ayın çekim etkisine girdi ve 2 ay çarpıştılar. Uzmanlar işte o küçük ayın büyük aya çarparak bu günkü ayı oluşturduğunu belirtiyorlar

Dünyada ilk alüminyum ve soda ile çalıştırılan araba

Bu haberi gecen gün televizyonda gördüm çok ilgimi çekti sizle de paylaşmak istedim.
Barselona’da Aleix Llovet ve Xavier Salueña isimli iki profesör ellerindeki atık alüminyum parçalarını değerlendirmek istemişler ve alüminyum parçalarını soda ile birleştirmişler. Bunun sonucunda bir tepkime ortaya çıkmış. Bu olay sonucunda alüminyum ve sodyum hidroksitin teması sonucu ortaya çıkan reaksiyondan yararlanarak enerji üretmişler ve resimdeki küçük arabayı yapmışlar. Araba doğaya karbon salınımı yapmıyormuş yani çevreciymiş. Ayrıca saatte 30 km hızda yapabiliyormuş.
Valla iyi hoşta bunu gerçek hayata uygulayabileceklerini pek sanmıyorum. Ama Allahtan ümit kesilmez. Bu bile temiz bir doğa için bir başlangıç olabilir.

Piramitleri uzaylılar mı yaptı

YILLARDIR SÜRE GELEN " PİRAMİTLERİ KİM YAPTI " SORUSUNUN CEVABI BU İŞTE OKUYU OKUMAZ PAYLAŞMAK İSTEDİM SİZİNDE BEYNİNİZDE BU KONU BERRAKLAŞIR ARTIK
Mısır Tarihi Eserler Kurumu Başkanı Zahi Havvas, "Mısır piramitlarine çok yakın bir mesafede piramitlerin yapan işçilerin mezarlarına rastladık. Piramitleri yapan işçilerin mezarlarının bulunması konusundaki çalışmalar 1990 yılında başlamıştı. Uzun süren arkeolojik kazılar neticesinde işçilerin, katiplerin, süslemeleri ve heykelleri yapan sanatçıların mezarlarına ulaştık.' dedi.
Havvas, işçi ve işçi ekipbaşlarının, taşları taşıyanların, resimleri çizenlerin ve heykelleri yapanların hepsinin bağlı oldukları ekip başıyla beraber isimlerinin hiyeroglif yazı ile yazılmış olduğunu belirlediklerini dile getirdi. Bu hafta keşfettikleri mezarların hemen piramitlerin önünde yer aldığını, bu kabirlerin işçi başları ve işçi başlarının yanında çalışanlara ait olduğunun belirlendiğini ifade eden Havvas, "Çalışanların isimleri ve lakaplarının yazılmış olduğunu keşfettik. Bu keşif daha önce piramitlerin yapımı ile ilgili kitaplarda yazılanların doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Piramitleri iddia edildiği gibi köleler inşa etmedi. Köleler büyük binalar yapabilir ancak, piramitleri inşa edemez. Özellikle de Kral Hufu'nun piramidi gibi bir eseri hiç inşa edemez." şeklinde konuştu.
Piramitleri uzaylıların yaptığı şeklindeki iddialara da bu kabirlerin ışık tuttuğunu dile getiren Havvas, "Piramitleri uzaylıların veya Yahudilerin yaptığı şeklinde bütün dünyaya yayılan yalan iddiaları da bu kabirler boşa çıkarmıştır. Çünkü piramitleri yapan işçi ve ustaların hepsinin isimleri 4500 yıldan bu yana bu bölgede yaşayan Mısır isimleridir. Mezarların yanında yapılan diğer kazılar ise işçiler için her gün 11 sığır ve 33 koyun kesildiğini ortaya çıkardı. Her gün 10 bin işçiye yemek veriliyordu. Heredot'un söylediği gibi 100 bin değil, 10 işçi bulunmaktaydı.
Bütün bunlar piramitlerin eski Mısır'ın milli projesi olduğunu kanıtlamaktadır. Piramitlerin yapımında sadece erkekler değil kadınların da çalıştığı mezarlarda çıkan kemikler üzerinde yapılan yapılan incelemeler sonrasında belirlendi.' dedi.

KAYNAKhttp://www.medyafaresi.com/haber/34718/yasam-efsane-cozuldu-misir-piramitlerini-uzaylilar-mi-yapti.html

Teoman'dan mektup var! Beni rahat bırakın!

Yıllarca dinlediğimiz kişi kaybolunca ufukta bize sadece kalır acı çekmek ebedde

İşte o mektup;

Bir mektup yazdım, hayatım değişti !

Gazeteye, internete bakmıyorum ama herkes bana bunlardan bahsediyor. Tam da benim kaçtığım şey. Konuyu sizlere daha arkadaşça anlatmaya karar verdim. Mektupta,  edebiyatın şehvetine kapılıp metaforlar kullanmışım, " son bir intihar saldırısı" dedim, kendimi öldürüyorum zannedilmiş. Hem de müzik için!
O kadar da değil! Amcam arar, akrabalar- arkadaşlar arar, merak ederler. Hatta "Teoman müziğe geri dön" çağrıları yapılır, filan. Abartmayalım lütfen. Saldırı simgesel bir şeydi ve büyük ihtimalle beni sinirsel ve finansal açıdan mahvedecekti.
Değmeyeceğine ve asıl sorunumun orada olmadığına karar verdim. Ortada sanki benim müzik dünyasına, sanat dünyasına bir kırgınlığım varmış gibi algılanmış sanırım.

Hayır
Ama Türk müzik sektörünün yanlış gidişatına hakikaten de çok kızgınım, öfkeliyim. Tamamen değiştirilmesi gerekiyor. Artık direkt olarak benim sorunum değil  ama müzisyenler dikkatli olsunlar, hem müzik algısı, hem de müzik dünyası zor durumda. Konu şu; normal bir hayatı sürekli erteleyince, bir de ün gibi bir illet artık paçanızdan çekiyorsa, hayatınız tekrar ediyorsa, sıkılıyorsunuz. Yaşadığınız hayat patinaj yapıyor, önemli bir  değişiklik olmuyor, siz de sadece alışık olduğunuz bir standard için çalışıp duruyorsunuz. Türkiye’nin şartları iyileşmiyor. Siz de artık deliriyor ve bu problemleri saplantı haline getiriyorsunuz.
Benim, hatasını tamamen üzerime aldığım bir problemim var. Bunu kendimi bildim bileli yapıyormuşum, şu müzisyenlik-sanatçılık meselesine gereğinden fazla takıntılı olduğumu farkedemedim.
Hayatımda bir sürü problemim, gerçekleştiremediğim isteklerim olduğunda bunlardan kaçmak için sanata fazla sığındım. Ayrıca da artık müzikte yeni ürünler verebileceğime inancım da olmadığından,  bunca zaman sonra bu biraz ayıp kaçıyor. Daha yeni anlayabildim. Çok uzun zamandır, müzik harici yapmak istediklerimi söylüyorum, hem kendime, hem arkadaşlarıma;  şunu yapacağım, bunu yapacağım diye. O kadar uzun zamandır ki, artık ciddiye bile alınmıyorum. Biraz karıştırdım galiba, madde madde yazıyorum.
Benim gibi; 9 stüdyo albümü yapmış, çocukluğundan beri kendini hayali bir sanatçı olarak ciddiye almış, çok çalışmış, çilesini çekmiş...
şarkılarına  -yine  biraz edebiyat şehvetiyle-  kan/ter/gözyaşı akıtmış,...
aslında, yapacağını yapmış...
yeni müzik stilleri bulacağına, yeni şarkılar yazacağına, yeni soluk getireceğine inancı ve isteği olmayan...
ünden sıkılmış, daha normal ve rahat bir hayatı yaşayan arkadaşlarına özenen...
müzik sektörünün gidişatına bakıp, mesela bir 10 sene sonra , sadece sponsorlar yardımıyla konserler veren, şarkılarının değerini düşüren "Teoman"ı itici ve açgözlü, kendi şarkılarının değerini düşüren biri olarak bulan....

..... sadece şöhretli olduğundan, midesinin bulandığı insanlar tarafından adının zikredilmesinden artık çok sıkılan....

....ve bunun gibi bir çok maddeyi yazabilecek .....
BEN  müziği bırakıyorum.
"Sadece ara verebilirdin vs." diyen insanlara cevabım ise şu; bu iş benim hayatımın çok önemli bir bölümü. Para için filan değil, benim ona yüklediğim anlamlardan dolayı, biricik aşkım. Eğer kesin bir karar vermezsem, her an kendimi kandırabilecek kadar aşığım ona hala. Ve bu sevgi - alışkanlık - olası bir ün ihtiyacı, beni ileride çirkinleştirecekse kendi gözümde, ben bunu reddediyorum. Kendimden çok, şarkılarıma saygımdan dolayı. Onları seviyorum ve kolluyorum bu şekilde.
Aynı zamanda kendimi de kolluyorum. Açık olacağım; çok kısa bir zaman içerisinde, çok sevdiğim iki insanı kaybettim. Ve bu acıları halledemeyince, her zamanki formülümle müziğe sığındım. Artık zor geliyor. İleride daha da zor gelecek. Onlarla geçiremediğim vakitlere üzülüyorum. Ve bundan sonra sevdiğim insanlarla daha fazla birlikte olmak istiyorum. Şarkılarımı yazdım, oradalar. Dinlenilirlerse, sevilirlerse, yaşarlarsa çok mutlu olacağım. Ama sadece alışkanlık nedeniyle, konserler verebilmek, oyunda kalabilmek adına savaşmayacağım, üstümü başımı kirletmeyeceğim. Ortalık çok çamurlu. Olay bu kadar aslında. Abartmaya gerek yok dememin nedeni bu.
Önümde iki tane konserim var. 3 Eylül’de son konserimi veriyorum. Ondan sonra da, kendimi emekli ediyorum. Yapmadığım, içimde kalan şeyleri yapacağım. Gençlere ise müziği şiddetle tavsiye ediyorum yine de. Harika bir histir insanın şarkı yazması, söylemesi, çalması vs.
Bir de isteğim olacak; son konserlerimle ilgili fazla drama yaratılmasın lütfen. Artık başka bir hayat peşindeyim. İçim rahat, şarkılarımı yazdım, onları kendi kendime çalacağım sadece. Belki de bir kaç dostuma.
Not: Biraz rahat bırakılırsam, çok mutlu olacağım

Bir üstadı daha kaybettik ! ! !
Peki bu müzik alemi kime kaldı :
  • tuğba ekinci
  • ismail yk
  • ajdar
  • nihat doğan
VE BUNLARDAN BİR SÜRÜSÜ KEDERLİYİM DOSTLARIM KEDERLİYİMMMMM

LG OPTIMUS 3D İLE 3 BOYUTLU OYUNLAR ELİNİZİN ALTINDA ! ! !

Yeni LG Optimus 3D dünyanın lider mobil video oyun geliştiricilerinden Gameloft işbirliğinde, 3 Stereoskopik 3D (S-3D) oyunu Türkiye’deki kullanıcıların beğenisine sunuyor.Mobil iletişim sektörünün küresel lideri ve teknoloji önderi LG Electronics (LG)’in geliştirdiği dünyanın ilk çift çekirdek, çift kanal ve çift bellek özelliğine sahip akıllı 3D cep telefonu LG Optimus 3D, stereoskopik 3D oyunlar ile mobil eğlencede yeni bir çağ açıyor. Yeni LG Optimus 3D, dünyanın lider mobil video oyun geliştiricilerinden Gameloft işbirliğinde, Lets Golf 2, Nova, Asphalt 6 adlı 3 Stereoskopik 3D (S-3D) oyunu tam sürüm olarak Türkiye’deki kullanıcıların beğenisine sunuyor. 
Yeni Stereoskopik 3D (S-3D) oyunlarla ilgili konuşan LG Electronics Mobil İletişim İş Birimi’nin Başkanı ve CEO’su Dr. Jong-seok Park, “Günümüzün akıllı telefonları taşınabilir oyun cihazlarının en iyilerine rakip olabilecek güçte ve biz de bunu LG Optimus 3D ile kanıtlıyoruz. LG olarak, taşınabilir eğlencede bir sonraki kaçınılmaz adımın 3D olduğuna inanıyoruz; bu nedenle Optimus 3D ve Gameloft’un inanılmaz oyunlarıyla bu yarışa hevesle katılıyoruz” dedi.  
LG Optimus 3D, aynı anda birden fazla iş yaparken, film seyrederken veya grafik ağırlıklı oyunlar oynarken daha yüksek bir performansa olanak tanıyan Tri-Dual konfigürasyonu (çift çekirdek, çift kanal ve çift bellek) sayesinde akıllı telefon deneyimini yepyeni bir alana taşıyor. 
LG’nin bu akıllı telefonu, 3D işlevselliğinin gündelik hayatın her anında kullanılabilmesi bakımından da ileriye doğru atılmış önemli bir adımı simgeliyor. Kullanıcılar özel gözlüklere gerek duymaksızın içerikleri kaydedip anında üç boyutlu olarak izleyebiliyor.
Diğer akıllı telefonlar, tek kanallı konfigürasyonun doğasında olan verimsizlik dolayısıyla, fiili performans söz konusu olduğunda güçten düşüyor. Çift kanallı konfigürasyonla veri aktarımları, çift çekirdek ve çift bellek arasında eşzamanlı olarak gerçekleşiyor; bu da fark edilir ölçüde daha hızlı performans sağlıyor. Sonuç olarak, LG Optimus 3D geçiş süresi verimini maksimuma çıkararak, aynı anda birden fazla iş yapma, internette gezinme, oyun oynama ve multimedya keyfini her zamankinden fark edilir ölçüde daha akıcı, daha hızlı ve daha uzun süreli kılıyor.
 3D Deneyimi: 3D Kayıt-İzleme-Paylaşma
LG’nin 3D konsepti, 3D teknolojisini yeni bir icat olmaktan çıkarıp pratik bir araca dönüştürüyor. Optimus 3D ile kayıt, izleme ve paylaşma hem daha hızlı, hem de daha kullanışlı; üstelik gözlük kullanma zahmeti olmaksızın çok daha keyifli. LG’nin bu en yeni akıllı telefonu, 3D video dengeleme teknolojisi ve kayıt esnasındaki sarsıntıları otomatik olarak düzelten gerçek zamanlı yanlış hiza düzeltme algoritması sayesinde, kullanıcıların üstün kaliteli 3D içerikler çekmesine olanak tanıyor. Akıllı telefonun geniş görüntüleme açısı ise, video - film izlemeyi çok daha kolay ve konforlu hale getiriyor.
4.3 inç WVGA ekran, 2D’de 1080 piksele, 3D’de ise 720 piksele varan parlak ve titreşimsiz HD görüntüler sunuyor. Özel bir yazılım, 2D fotoğraf ve video içeriklerinin 3D’ye gerçek zamanlı dönüştürülebilmesine olanak tanıyor. İki boyutlu oyunların dönüştürülmesini sağlayacak ücretsiz bir yazılım yılın üçüncü çeyreğinde indirilebilecek ve kullanıcıların çok çeşitli multimedya içeriklerin keyfini çıkarmasına olanak tanıyacak. Kameraya alınan 3D içerikler, bir HDMI 1.4 bağlantı aracılığıyla 3D televizyonlarla paylaşılabilirken, telefon aynı zamanda, DLNA Certified™ (DLNA Sertifikalı) herhangi bir cihaza içerik gönderebiliyor olacak. Ayrıca, kullanıcılar YouTube’un özel 3D kanalına (www.youtube.com/3D) 3D içerik yükleyip oynatabiliyor.
LG Optimus 3D, Avrupa’nın ardından, önümüzdeki birkaç hafta içerisinde dünyanın 60’tan fazla ülkesinde piyasada bulunabilecek

Kablosuz internetin sonu geliyor...

Wi-fi bağlantı noktaları sayesinde; internet resmen bir devrim yaşamış, ciddi anlamda herhangi bir yerden, sonsuz bilgi kaynağına ulaşmamıza olanak tanınmıştı. Ki şu an bu yazıyı okuyan değerli internetgencligi okurlarının çoğuda hali hazırda Wi-fi kullanıyor.  Peki, bütün bu alt yapı tehlike altında olsa ne kadar panik yapardınız?
Kulağa şaka gibi gelse de İngiliz hükümeti yaptı yapacağını.  İngiliz hükümeti tarafından yapılan bir açıklamaya göre; iklim değişiklikleri yüzünden Birleşmiş Krallığın neredeyse bütün Wi-fi ağları tehlike altında olabilir. Çevre bakanı Caroline Spelman; konu hakkında çok ciddi açıklamalarda bulunduğu gibi bu tehlikenin dikkate alınması gerektiğini de söyledi.
Spelman açıklamasında şu sözlere yer verdi; "İklim değişiklikleri bu şekilde zaman ve mekan değiştirmeye devam ederse, bağlantı sinyallerinde gözle görülür bir değişiklik olacak, hatta bazı zamanlar wi-fi sinyallerinizin kaybolduğunu göreceksiniz. Bu şekilde bir kesintiye gidilmemesi için çok daha dikkatli olmalıyız."
Çevre bakanlığından yapılan bir diğer açıklamaya göreyse; yüksek sıcaklıkların yakın gelecekteki Wi-fi sinyallerinin mesafesini de kısaltacağı yönünde. Hatta bu tarzdaki sorunların bir sonraki hedefi radyo sinyalleri olacak.


Adamlar çevre için çalışıyorlar ama bu söylediklerini yaparlarsa yakında 
isyan çıkar benden söylemesi.

7 Ağustos 2011 Pazar

Artık internetten öpüşebilirsiniz :)

İşte teknolojinin geldiği son nokta.  Electro-Communications Üniversitesi'ndeki Kajimoto Laboratuarı, bir ağızlık ve dilinizin hareketlerini tanıyan ve bunu bağlı olan diğer bir cihaza aktaran bir yazılım geliştirmiş. Yani sizin anlayacağınız yurt dışındaki sevgiliniz ile bu aleti kullanarak “öpüşebiliyorsunuz”.
Ayrıca bu alet bu kadar ile kalmayacak gibi aleti yapan yetkililer öpüşmek için dil hareketlerinden fazlası gerekli ve Kajimoto'dakilerin tüm bunları yeniden oluşturmak için bir planı bulunuyor. Aygıtın prototipini tanıttıkları videoda 'Öpüşmenin unsurları arasında tat alma, nefes alış şekli ve dilin nemi de yer alır. Tüm bunların hepsini yeniden oluşturabilirsek bunun gerçekten çok güçlü bir aygıt olacağını sanıyoruz.' diye belirtiyorlar.